vF4OXx. Yasemin SALİH Türkiye İsrafı Önleme Vakfı’nın her yıl haziran ayında açıkladığı Türkiye İsraf Raporu yayımlandı. Raporun sonuçlarını DÜNYA’ya değerlendiren Türkiye İsraf Vakfı Kurucusu Prof. Dr. Aziz Akgül, durumun vahim boyutlara ulaştığını belirterek, “En büyük israf devlette. Toplum da liderlerine bakarak israf konusunda hassasiyet göstermiyor” değerlendirmesini yaptı. 2021’de 1 trilyon 81 milyarlık israf 2021 yılı verileri değerlendirilerek hazırlanan raporda, Altı Sigma Yönetim Yaklaşımı esas alındı. Prof. Aziz Akgül, yapılan çalışmanın temelini şöyle aktardı “Türkiye’nin 2021 yılı Gayrisafi Yurtiçi Hasılası 7 trilyon 209 milyar 40 milyon TL. 1 milyonda en fazla 3 israfa izin veren Altı Sigma Yönetim Yaklaşımı dikkate alındığında Türkiye’de her 1 milyon işlemde israf yapıldığı varsayımı çerçevesinde; ülke olarak 4 Sigma seviyesinde görülüyoruz. Bu varsayımdan yola çıkarak Türkiye milli gelirinin yaklaşık yüzde 15’ini israf etmektedir. Yani Türkiye, 2021’de 1 trilyon 81 milyar TL’lik kaynağını israf etmiş.” Altın kategoride SGK var Raporda israf alanları altın, gümüş, bronz ve düz olarak dört kategoride sıralanmış. En çok israfın olduğu alanları işaret eden “altın” ketagorinin yıllar içinde bazen Sosyal Güvenlik Kurumu’nun SGK bazen de iç borç faizinin birinci sırada geldiğini belirten Prof. Dr. Akgül, “Hesaplamalarımıza göre bu yıl SGK yılıydı” dedi. Akgül, SGK’nın yeni bir yönetim şekline ihtiyacı olduğunu ifade ederek, “2021’de SGK’ya bütçeden 252 milyar TL’lik kaynak gitmiş. Bunun tamamı israftır. Çünkü SGK, aktarılan primlerle yönetilebilir bir yapı. Ekstradan bütçeden kaynağa ihtiyacı olmamalı. Bunun nedeni verimsizlik, yani israftır” diye konuştu. “İç borç faizi yatırımı engelliyor” Raporun bronz kategorisinde bu yıl iç borç faizi yer aldı. Prof. Dr. Aziz Akgül, DÜNYA’ya yaptığı değerlendirmede 2021’de iç borç faizinin 126 milyar TL olduğuna dikkat çekerek şöyle devam etti “2022’de ödenecek iç borç faizinin 163 milyar TL olacağı hesaplanıyor. Bu para neden israf olarak raporumuzda? Çünkü iç borç faizi demek; Vatandaşa siz risk almayın, yatırım yapmayın, istihdam yaratmayın; bunun yerine rantiyeden yiyin demektir.” “Kamu kuruluşunun reklama ihtiyacı yok” Türkiye İsrafı Önleme Vakfı’nın 2021 raporunda “bronz kategori”de bütün kamu harcamaları yer aldı. Bunlara örnek olarak kamu kuruluşlarının ışıklı tabelalarını gösteren Prof. Dr. Akgül, “Bir bakanlık binasının sürekli yanan ışıklı tabelalara neden ihtiyacı var? Amaç ne?” diye sordu. Bronz kategorideki yüksek paylar arasında yerel yönetim yapılanmalarının bulunduğunu aktaran Akgül, aynı küçük yapılanma içinde valilik, kaymakamlık, belediyelerin konumlanmasını israf olarak değerlendirdi. Akgül, “Sadece merkez ilçelerde 100 milyar TL’lik kaynak kaybı var. Aynı bölge için her yönetimde aynı birimler görüyoruz. Valilikte spor müdürlüğü, kaymakamlıkta, belediyelerde… Ne yapıyorlar? Londra’da, New York’ta bu yok. Bütün bu yapılarda çalışanların maaşlarını halk ödüyor. 2021’de 30 büyükşehrin 130 merkez ilçe kaymakamlığına ve 130 merkez ilçe belediyesine ayrılan toplam bütçe yılda 85 milyar liralık israfa sebebiyet vermiştir” ifadelerini kullandı. Türkiye İsraf Raporu 2021’e göre israf edilen 1 trilyon 81 milyar TL’lik kaynak ile şunlar yapılabilirdi Her biri 600 yataklı ve tanesi 70 milyon lira değerinde 15 bin 447 hastane yapılır ve sağlık sistemi tamamen rahatlatmış olurdu. Her biri 6 milyon 600 bin lira değerinde 16 derslikli 163 bin 841 ilkokul ve ortaokul yapılarak, eğitimde fiziki kapasite arttırılır, her sınıfta 30 öğrencinin okutulması hedefi yerine getirilebilirdi. Kilometresi 4 milyon 950 bin lira olan 218 bin 455 km otoyol yapılarak ülke kalkınması için gerekli ulaşım altyapısı tamamlanırdı. Her bir ihracatçı firmaya veya KOBİ’ye 500 bin lira kredi verilmiş olsaydı, 2 milyon 162 bin işletmeye destek sağlanırdı. Yoksulların gelir getirici bir faaliyette bulunması çerçevesinde, her bir dar gelirliye yıllık 50 bin lira vatandaşlık geliri verilmesi durumunda, Türkiye’de 21 milyon 627 bin kişiye ulaşılarak gelir dağılımındaki adaletsizliğin azaltılmasına katkı sağlanırdı. Her bir öğretmene aylık 25 bin TL maaş verilmesi durumunda 3 milyon 604 bin öğretmenin bir yıllık maaşı karşılanabilirdi. Ortalama aylık öğretmen maaşının lira olduğunu varsaydığımızda söz konusu meblağla 13 milyon 863 bin öğretmenin yıllık maaşı karşılanabilirdi. Ortalama memur maaşının lira olduğunu varsaydığımızda söz konusu meblağla 10 milyon 12 bin memurun yıllık maaşı karşılanabilirdi. Koronavirüs küresel salgını sürecinde büyük zorluklar çeken esnafa 1 yıl boyunca aylık lira tutarında destek verilseydi, bu miktarla 18 milyon 22 bin esnafa yardım edilebilirdi. Çiftçilere yıllık 50 bin lira tutarında destek verilseydi, bu miktarla 21 milyon 627 bin çiftçiye yardım edilebilirdi. Ortalama litresi 18 TL’den mazot alan çiftçimize 60 milyar litrelik yakıt yardımı yapılabilirdi. Emekliye 1 yıl boyunca aylık 3 bin lira tutarında destek sağlanarak 30 milyon 37 bin emekli rahatlatılabilirdi.
Zafer Özcivan Ekonomist İnsanlığın temelinde yatan ve sayısı sonsuza kadar giden ihtiyaçlar dizini söz konusudur. Bunlar en temel olarak beslenme, hava, su, barınma, korunma olarak sınırlanabilir. Maslow’un ihtiyaç teorisinde belirtildiği gibi insan en temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra diğer ihtiyaçlara sıra gelmektedir. Bunlar tatil ihtiyacı, itibar görme, en iyi şekilde beslenme, en iyi şekilde giyinme, en lüks arabaya binme gibi sıralanabilir. Türk Dil Kurumu’nun sözlük tanımına göre israf ’Gereksiz yere para, zaman, emek vb. harcama, savurganlık’ anlamına gelmektedir. Tanımdan da anlaşılacağı üzere boşa giden zaman, gereksiz yere harcanan para, boş yere verilen emek, ihtiyaçtan fazla satın alınan kıyafet, yiyecek maddeleri, elektronik eşyalar, ev gereçleri, güzellik ve bakım ürünleri vd. hepsi birer israf kalemini teşkil eder. Günümüzde geri gelmeyen tek faktör zaman olduğu için zaman kaybı en çok israf kalemidir. İsraf etmemek cimrilikle karıştırılmamalıdır. Çünkü gereği kadar tüketim yapmak veya ihtiyaçları kontrollü olarak kullanmak hiçbir zaman cimrilik değildir. İsraf, dinimizce de haram kılınmıştır. Günümüzde lüks yaşam ve gelir düzeyinin artmasıyla birlikte israf kalemleri de buna paralel biçimde artmıştır. Bu artışın en büyük sebebi reklamlar ve tüketim alışkanlığımızdaki değişiklikler olabilir. Günlük yaşamımızdan örnekler vermek gerekirse; - Tıraş olurken veya diş fırçalarken suyu kapatmayız. Bunun sonucunda israf edilen suyu hesaplamak gerekirse seksen dört milyon nüfuslu ülkede ne kadar suyun boşa aktığını varın siz hesaplayın. - Kullandığımız pet şişelerin içi boşaldıktan sonra çöp kutusuna atıyoruz. Doğaya bırakılan bir pet şişe veya poşet yüzlerce hatta binlerce yıl çürümeden erimeden aynı şekilde kalıyor ve bu da çevre kirliliğine neden oluyor. Geçtiğimiz yıl hükümetin poşetleri 25 kuruş gibi cüzi şekilde paralı yapması, bir nebze olsun poşet tasarrufu yapılmasına yol açmıştır. Pet şişelerde de depozito getirilmesi gündeme alınabilir. Daha da ötesi pet şişelerin geri dönüşümde kullanılması mümkün olmayabilir ama bunun yerine depozitolu cam şişe kullanımı yaygınlaştırılabilir. Çünkü cam şişe hem sağlıklı hem de kırılsa bile eritilerek tekrar kullanılabilir. Üretimde bir kavram vardır SUYUN AYAK İZİ. Üretim süresince kullanılan su miktarının ölçülmesi suyun ayak izi olarak tanımlanır. Bu bağlamda gıdalar da su kullanarak hazırlandığına göre birkaç örnekle bu konuyu açalım. - Bir parça biftek için harcanan su miktarı=7,000 litre - Bir kg. Tereyağı için harcanan su miktarı=5,300 litre - Bir hamburger için harcanan su miktarı=2,400 litredir. Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Başkanı Aziz Akgül, ekmek israfının beraberinde yaklaşık 2 milyon 500 bin metreküp su kaybına sebebiyet verdiğine değinirken bu miktardaki bir suyun İstanbul'un bir günlük su ihtiyacını karşılayacak büyüklükte olduğunu ifade etmiştir. - Reklamlar veya vitrinlerde gösterilen aktivitelerin gözlerimizi aldatması nedeniyle ihtiyacımız olmayan kıyafet veya aksesuarları satın alabiliriz. Çoğunlukla bunlar kısa süreli kullanıldıktan sonra bir köşede kalmaktadır. Son yıllarda yerel yönetimler, bazı cadde ve sokaklara giysi geri dönüşüm kumbarası koyarak bunların azaltılması yönünde adım atmışlardır. Bir de bizim toplum olarak marka bağımlılığımız, yeni çıkan bir marka veya ürünü satın alıp kullanarak sosyal çevremizde kendimizi ispatlama dürtümüz maalesef öne çıkmaktadır. Özellikle gençler arasında bu tutum yaygındır ve israftan başka bir şey değildir. - Örneğin Antalya sebze haline gelen gıdaların büyük çoğunluğu satış sırasında veya satılmak üzereyken ezilip çöpe gidiyor. Daha sonra sebze ve meyveler Anadolu’nun çeşitli merkezlerine sevk edildikten sonra gittikleri yerde de aynı akıbetle karşı karşıya kalıyor. Tonlarca sebze ve meyve atılmak durumunda kalıyor. Verilen emek, harcanan para vd. israf edilmiş oluyor. Ülkemizde en çok israf kalemlerinin başında gıda maddeleri gelmektedir. Araştırmalara göre son beş yılda ülkemizde yıllık ortalama 26 milyon ton gıda israf edilmektedir. İsrafın hacmi buna göre neredeyse 2,5 milyon kamyon büyüklüğündedir. Bir başka örnek de özellikle tatil bölgelerinde faaliyet gösteren otellerde yapılan israfın boyutları son derece büyüktür. Otellerin açık büfe restoranlarında alınan yemeklerin büyük çoğunluğu tabakta bırakılmakta ancak bazı turistik işletmelerin artık yemekleri hayvanlara vererek değerlendirdikleri de bilinmektedir. Oteller de her şey dahil sistemi ile bir yerde israfın önünü açmaktadır. Türkiye israfı önleme vakfının 2020 yılı raporunda belirtildiğine göre yıllık gıda israfımız 40 milyar TL civarındadır. Ekonomik olarak sıkıntılı bir süreçten geçtiğimiz şu dönemde bu parayla neler yapılabilir, nerelerde kullanılabilir düşünmek ve hesaplamak gerekir. - Toplumsal gelir düzeyinin artmasıyla birlikte trafikte araç sayısı da çoğalmıştır. Ancak akaryakıt fiyatlarının artmasıyla birlikte tasarruf ve gereksiz araç kullanımının da önüne geçilmelidir. Yürümek hem sağlığa faydalı hem de israfı önlemek için uygulanan bir yöntem olmalıdır. - En başta çoluk çocuk, kadın erkek, genç yaşlı hepimizin kullandığı ve bir lüks kullanım aracı değil ihtiyaç haline gelen cep telefonları ve bilgisayarlar başta olmak üzere kullandığımız elektronik eşyaların da önemli miktarda israfı yapılmaktadır. Gelişen teknolojinin hızına ayak uydurmak neredeyse imkânsız hale geldiğinden ortalama her iki yılda bir elektronik eşyaları yenisi ve en son teknoloji ile çalışanı ile değiştiriyoruz. Ancak bunların bu kadar sık periyotlarda değişimi tamamen bir israftır. Önemli olan kullandığımız elektronik aletlerin fonksiyonlarını yerine getirip getirmediğidir. Çünkü bunlara ödenen paralar son derece astronomik rakamlardır. Özellikle cep telefonu üreticilerinin cihazın ömrünü kısa tutarak tüketicinin değişim yapmasına yönlendirmeleri de gelen duyumlar arasındadır. - Bir diğer konu geri dönüşüm olanaklarının sonuna kadar kullanılmasıdır. Örneğin yağmur suları biriktirilerek en basit şekliyle tarım sulama sistemlerinde kullanılabilir. - Özellikle iş yerlerinde, kamu kurum ve kuruluşlarında gözle görünür şekilde kâğıt israfı yapılmaktadır. Günümüzde kâğıt kalem yerine elektronik posta veya mesaj yoluyla iletişim yaygınlaşmaktadır. Başka bir israf yolu da telefon konuşmalarının gereksiz yere uzatılması ve boş konuların konuşulmasıdır. - Hükümetlerin temel görevi devletin tek gelir kaynağı olan vatandaşlardan toplanan vergileri ve diğer kaynakları en verimli şekilde kullanmaktır. Bu konuda personel eğitilmeli ve israfı önleme komisyonları kurulmalıdır. Örnekler daha da çoğaltılabilir ama zamanınızı almamak için burada kesmek zorundayım. Günümüzde bazı insanlarımız israfın farkında değildir ve bu konuya yeterince önem vermemektedir. Bunu önlemek için toplumsal bilinci aşılamak, eğitime ve öğretime önem vermek gerekir hatta okullarda tasarruf ve israf dersleri konulmalıdır. İnsan olarak hepimiz her şeye sahip olmayı her ürünü kullanmayı isteriz ve ihtiyaçlarımız sonsuzdur. Ancak bu ihtiyaçlarımızı karşılamaya çalışırken ayağımızı yorganımıza göre uzatmak zorundayız. Günümüzde olmayan parayı bize harcatmaya yönelik kullanılan kredi kartları bilinçsiz kullanıldığı taktirde bir israf faktörüdür ve kişiyi zor durumda bırakabilir. Sadece kredi kartları değil, vadeli satışlar, reklamlar sürekli olarak tüketimi teşvik etmektedir. Tüm bunlar israf ekonomisinin birer ögeleridir.
Adres Savaş Mah. Atatürk Blv. 43 İskenderun, Hatay Türkiye İsrafı Önleme Vakfı SSS Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Yol Tarifi Benzer AdresYenişehir Mah. Mareşal çakmak Cad. 38 KZemin İskenderun, Hatay Detay Adresİnönü Mah. Atatürk Cad. Karaağaç Beldesi, İskenderun, Hatay Detay AdresSüleymaniye Mah. 5. Sok. Ela Apt. İskenderun, Hatay Detay AdresMustafa Kemal Mah. Hasan Ali Yücel Cad. 56 İskenderun, Hatay Detay AdresPirireis Mah. Yavuz Sultan Selim Cad. 81 İskenderun, Hatay Detay AdresDumlupınar Mah. 265 Sok. 2 İskenderun, Hatay Detay AdresSavaş Mah. Namık Kemal Cad. Baytaç İş Mrk. D27 İskenderun, Hatay Detay AdresSavaş Mah. Ulu Cami Cad. 26 Sani Kocabaş İşh. K2 D38 İskenderun, Hatay Detay AdresSavaş Mah. Şehit Oğuz Yener Cad. 12 İskenderun, Hatay Detay AdresSavaş Mah. Şehit Pamir Cad. 41 Dökmeci İşhanı İskenderun, Hatay Detay AdresPınarbaşı Mah. Pınarbaşı Cad. 14 İskenderun, Hatay Detay AdresYenişehir Mah. Mareşal Fevzi çakmak Cad. A1 İskenderun, Hatay Detay AdresYenişehir Mah. Mareşal Fevzi çakmak Cad. İskenderun, Hatay Detay AdresArpaderesi Köyü Güleryüz Sit. İskenderun, Hatay Detay AdresSavaş Mah. 40. Sok. 1 İskenderun, Hatay Detay Adresçay Mah. 47. Sok. 17 Yılmazlar İş Mrk. K1 D7 İskenderun, Hatay Detay Adresçay Mah. Beş Temmuz Cad. İskenderuın Kaymakamlığı İskenderun, Hatay Detay AdresKurtuluş Mah. Namık Kemal Cad. 51 İskenderun, Hatay Detay AdresSavaş Mah. Şehit Pamir Cd İskenderun, Hatay Detay Adresçay Mah. 47 Sok. 3 D1 İskenderun, Hatay Detay Yakınlarda CaddeSüleymaniye Mah. İsmet İnönü Cad. Detay Caddeçay Mah. Raifpaşa Cad. 9 İskenderun, Hatay Detay CaddePınarbaşı Mah. E-5 Karayolu İskenderun, Hatay Detay CaddeKurtuluş Mah. Profesör Muammer Aksoy Cad. İskenderun, Hatay Detay Caddeİsmet İnönü Mah. 704. Sok. 5 İskenderun, Hatay Detay CaddeMustafa Kemal Mah. İskenderun, Hatay Detay CaddeNumune Mah. Prof. Muammer Aksoy Cad. İskenderun, Hatay Detay Caddeçay Mah. Atatürk Blv. İskenderun, Hatay Detay CaddeKaraağaç-Cumhuriyet Mah. Atalar Cad. 18 İskenderun, Hatay Detay CaddeNumune Mah. İbrahim Karaoğlanoğlu Sok. İskenderun, Hatay Detay CaddeMustafa Kemal Mah. İbrahim Karaoğlanoğlu Cad. 112 İskenderun, Hatay Detay CaddeKaraağaç-İnönü Mah. Şehit Bedi Acar Cad. İskenderun, Hatay Detay CaddeBarbaros Mah. İsmet İnönü Cad. 39/B Dk1 İskenderun, Hatay Detay CaddeYenişehir Mah. Atatürk Cad. 67 Dk1 Detay CaddeYenişehir Mah. 33 Sok. 8/B Detay CaddeSüleymaniye Mah. 1 Sok. 8 Detay CaddeYenişehir Mah. 22. Sok. Detay CaddeYenişehir Mah. Mareşal Fevzi Çakmak Cad. 48/B Beşen Plaza Detay CaddeÇay Mah. Atatürk Blv. Detay CaddeSavaş Mah. Mareşal Fevzi Çakmak Cad. 42. Sok. Akıncı İş Mrk. Dk46-47 Detay KeyABCDEFGHIJKLMNOPRSTUVWYZ Çalışma Saatleri Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Pazar Check your mail after registration Check your mail after send request Öneri veya Şikayette Bulunabilirsiniz
Oluşturulma Tarihi Nisan 29, 2022 0700Türkiye İsrafı Önleme Vakfı 2020 yılı raporuna göre, Türkiye’de her yıl yaklaşık 26 milyon ton gıda israf ediliyor. İsraf edilen ürünlerin başında ise meyve ve sebzeler geliyor. Meyve ve sebzenin yüzde 53’ü tarladan tüketiciye ulaşana kadar israf tarafından yapılan araştırmalara göre de, israf edilen sebze ve meyve miktarı yılda 12 milyon ton. Türkiye’de bir diğer en çok israf edilen gıda ise ekmek. Türkiye’de günde 12 milyon; yılda 4 milyar 380 milyon ekmek israf ediliyor. Türkiye’deki yıllık gıda israfı, ortalama 14 milyon aracın bir yılda oluşturduğu CO2 emisyonu ile aynı etkiye sahip. Yıllık gıda kayıp ve israfın faturası ise ortalama 214 milyar TL olarak gerçekleşiyor. Verilere dikkat çeken yemek ve destek hizmetler sağlayıcısı Compass Group PLC, 2017 yılında hayata geçirdiği “Yemek İsrafını Durdur Günü” girişimiyle yemek israfını önlemek adına çalışmalar yaptığını israfı probleminin her yıl daha da büyüdüğüne dikkat çeken Sofra/Compass Group Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Nihat Kartal, “Ortaya konulan veriler ciddi bir küresel sorun ile karşı karşıya olduğumuzu kanıtlar nitelikte. Ancak pek çok araştırma, insanların gıda israfını önlemek amacıyla neler yapabilecekleri, iş yerlerinde ve evlerinde ne tür bireysel önlemler alarak sorunun çözümüne katkıda bulunabilecekleri konusunda yeterli bilgilerinin olmadığını gösteriyor. Bu yıl 27 Nisan’da YemekİsrafınıDurdur diyerek, milyonlarca insanı küresel bir sorun olan yemek israfıyla mücadeleye davet ediyoruz. Sosyal medya mesajlarımızda insanlara kendi paylarına düşeni yapmanın aslında ne kadar kolay olduğunu hatırlatarak kolaylıkla uygulayabilecekleri yöntemleri de gösteriyoruz. Umarız, bu hareketimiz tüm kurumlara örnek olur” dedi.
Kurucu başkanlığını eski AKP Diyarbakır Milletvekili Aziz Akgül’ün yaptığı Türkiye İsrafı Önleme Vakfı’nın TİSVA Bingöl, Afyon ve Hakkâri’nin il özel idaresinden “yoksullara kredi verilmesi için toplam 571 bin lira para aldığı ancak bu paranın idarelerin alacak hesaplarında takip edilmediği” tespit kurduğu TİSVA’nın Kütahya İl Özel İdaresi’nden yoksullara kredi verilmesi amacıyla 90 bin TL almasına karşın, ilde 4 yıl boyunca hiçbir faaliyette bulunmadığını Cumhuriyet gündeme getirmişti. Sayıştay raporlarına göre vakıf, Bingöl, Afyon ve Hakkâri’de de usulsüzlüklere konu 7 YIL TAKİPSİZAfyonkarahisar İl Özel İdaresi 2018 Yılı Sayıştay Raporu’na göre, idare kendi sorumluluğunda olan yoksullara kredi verilmesi görevini TİSVA’ya devretti. İdare, bu kapsamda vakfa 2011’de 100 bin TL, 2012’de ise 50 bin TL verdi. Ancak bu para, yasanın öngördüğü şekilde nihai kullanıcıya değil, vakfa verildi. Paranın, vakfın tespit edeceği yoksullara verileceği paranın yasa gereği alacak hesabında takip edilmesi gerekirken, takibi yapılmadı. Yani kredi olarak vakfa verdiği parayı geri alması ve takip etmesi gereken idare, 7 yıl boyunca verilen paranın kaydını YILDIR HABER YOKVakıf, Bingöl İl Özel İdaresi’nden ise 2009’da imzaladığı protokol kapsamında 351 bin TL ödenek aldı. Sayıştay’ın 2017 raporuna göre bu ödenek, yine idarenin alacak hesabına kaydedilmesi gerekirken, “doğrudan gider” olarak muhasebeleştirildi. Böylece, 351 bin TL’nin takibi ve geri alınması için 8 yıl boyunca hiçbir çalışma yapılmadı. Vakıf, Hakkâri İl Özel İdaresi’nden de 2012’de 70 bin TL kaynak kaynak, diğer illerde olduğu gibi, gider hesaplarına alınarak, muhasebeleştirildi. Vakfa yapılan ödemeden, aradan 5 yıl geçmesine karşın herhangi bir geri dönüş durum, Sayıştay’ın denetim raporunda, “Vakfa yapılan ödemenin bütçeye gider yazılarak muhasebeleştirilmesi yerine alacak hesaplarına alınarak takibinin sağlanması, kamu kaynaklarının etkin, verimli ve tutumlu kullanılması ilkesine uygun düşeceği düşünülmektedir” ifadeleriyle değerlendirildi.
türkiye israfı önleme vakfı iletişim