321Mondros Ateşkes Antlaşmasının 24. maddesine göre “Doğu Anadolu’daki altı ilde karışıklık çıkarsa İtilaf Devletleri bu illeri işgal edebileceklerdir.”. İtilaf Devletleri bu madde ile aşağıdakilerden hangisini amaçlamışlardır? A)Dünya siyasetinde etkin rol almayı. B)Hammadde ve Pazar ihtiyaçlarını karşılamayı. GüneyCephesi. Kısaca: Mondros Ateşkes'inden sonra İngilizler ve Fransızlar, haklı bir gerekçeleri olmamalarına rağmen, antlaşma hükümlerine aykırı olarak çeşitli yerleri işgale başladılar. Birinci Dünya Savaşı içinde imzaladıkları gizli antlaşmalar doğrultusunda Güney Anadolu'da da İngiliz ve Fransız işgalleri Not; Milliyetçilik ve bağımsızlık amacıyla Mondros Müterakesi’nden sonra kurulmuşlardır. Not; Başlangıçta basın-yayın yoluyla mücadeleyi, gerekirse silahlı direnişe geçmeyi amaçlamışlardır. Mondros Ateşkes Antlaşmasından Sonra İşgal Edilen Şehirler. İngiltere; Musul, Urfa, Antep, Maraş, Batum, Kars, Samsun, Merzifon A) Doğu illerinde seferberlik ilan edilip halk silah altına çağrıldı. B) Kolordu Komutanlığı, Doğu Cephesi Komutanlığına dönüştürüldü. C) Osmanlı Devleti ile Rusya anlaşarak Ermeni işgaline son verdi. D) Kazım Karabekir Paşa, yetkileri artırılarak 15.Kolordu komutanlığına atandı. Soru 6. 8 Sınıf İnkılap Tarihi Proje Ödevi Konuları 1) Milli Mücadelede Hendek’in durumu ve Şehit Mahmut Bey hakkında araştırma yapımı 2) Mondros Ateşkes Anlaşmasından sonra yapılan işgalleri gösteren harita çizimi 3) Sevr Anlaşmasındaki paylaşmayı gösteren harita çiziniz. 10. m7nO2Vi. MONDROS ATEŞKESİ VE SONRASINDAKİ GELİŞMELER Mondros Ateşkes Öncesi Genel Durum Ø Padişah Reşat, savaşının son yıllarında öldü yerine Vahdeddin geçti. Ø Sadrazam Talat Paşanın istifası ile İttihat ve Terakki Partisi Dönemi sona erdi. Ø İttihat ve Terakki Partisinin üç önemli paşası Enver, Talat ve Cemal Paşa’lar ülkeyi terk ettiler. Ø Ahmet İzzet Paşa başkanlığında İttihat ve Terakkici olmayan bir hükümet kuruldu. NOT Ülkeyi, İtilaf kuvvetlerine karşı savaşa sokan İttihat ve Terakkiciler olduğu için yeni kurulan hükümetin İttihat ve Terakki Partisinden olmamasına dikkat edilmiştir. Ø Türk tarafını Bahriye Nazırı Rauf Bey, İtilaf Kuvvetleri adına İngili Amiral Caltrhorpe temsil etmiştir ve Limni Adasının Mondros Limanında imzalanmıştır. Mondros Ateşkes Anlaşması 30 Ekim 1918 a. Çanakkale ve İstanbul Boğazları açılacak, Karadeniz’e serbestçe girişin sağlanması yanında, buralardaki istihkamlar müttefikler tarafından işgal edilecektir. Osmanlı Devleti’nin siyasi varlığı ve İstanbul tehdit altına girmiştir. Anadolu ve Rumeli topraklarının bağlantısı kesilerek Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğü bozulmuştur. b. Sınırların korunması ve iç güvenliğin sağlanması için gerekli görülecek askerlerin fazlası terhis edilecektir. Askeri kuvvetin sayısı Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında yapılacak görüşmelerden sonra kararlaştırılacaktır. Ø Osmanlı Devleti, askeri yönden savunmasız bir duruma getirilmiştir. Bu durum İtilaf Devletleri’nin işgallerini kolaylaştırmış ve Türk halkının silahlanarak direnişe geçmesine neden olmuştur. c. İtilaf Devletleri güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çıktığında herhangi stratejik bir noktayı işgal edebilecektir Ateşkesin 7. maddesi. NOT Bu dönemde güney cephesinde görev yapan Mustafa Kemal özellikle antlaşmanın bu maddesini öğrenince ülkenin savaş yolu ile kurtulamayacağını düşünüp, siyasi mücadele etmek için İstanbula gelmiştir. Bogazı geçerken İtilaf Donanmasına ait gemileri gören Mustafa Kemal “ Geldikleri gibi giderler” demiştir. Ateşkesin en tehlikeli maddesidir. İtilaf Devletleri’nin istedikleri takdirde bütün Anadolu topraklarını ve stratejik noktaları işgal edebileceklerini göstermektedir. İtilaf Devletleri işgalleri bu maddeye dayanarak yapmışlar ve Wilson İlkelerine de ters düşmekten kurtulmuşlardır. d. Hükümet haberleşmeleri dışındaki bütün haberleşme istasyonları telsiz, telgraf ve kablo İtilaf Devletleri’nin denetimine verilecektir. Bu maddeyle; İtilaf Devletleri bütün haberleşme hatlarını ele geçirerek kendilerine karşı yapılabilecek organize hareketleri zamanında öğrenmeyi ve direnişleri bastırmayı amaçlamışlardır. Ayrıca, bütün istasyonların İtilaf Devletleri’ne bırakılması Anadolu topraklarının bütünüyle işgal edilebileceğinin belirtisidir. İtilaf Devletleri haberleşme araçlarını ellerinde bulundurarak işgaller karşısında tepkilerin genişlemesini önlemek istemişlerdir. e. İtilaf Devletleri bütün liman ve tersanelerden faydalanabileceklerdir. f. Toros tünelleri, demiryolları ve deniz işletmeleri İtilaf Devletleri’ne bırakılacaktır. g. Denizciliğe, askerliğe ve ticarete ait maddelerin ve malzemelerin tahribi önlenecektir. Ø 6. ve 7. maddelerle İtilaf Devletleri, ağır ekonomik yükümlülükler koyarak Osmanlı Devleti’nin ekonomik bağımsızlığını elinden almıştır. Böylece, ayakta duramayacak olan Osmanlı Devleti’ni kendilerine bağımlı hale getirmeye çalışmışlardır. h. Vilâyat-ı Sitte’de Erzurum, Van, Diyarbakır, Elazığ, Sivas, Bitlis herhangi bir karışıklık çıktığında İtilaf Devletleri bu illeri işgal edebileceklerdir Ateşkesin 24. maddesi. NOT 7 ve 24. maddenin arasındaki en önemli fark; 7. maddeye dayanılarak yapılan işgaller İtilaf devletleri adına, 24. maddeye dayanılarak yapılan işgaller Ermeniler adına yapılacaktır. İngilizce metninde altı vilayet “Six Armenian Vilayets” altı Ermeni vilayeti olarak geçmektedir. Ø Osmanlı Devleti, Mondros Ateşkesi’ni imzalayarak kayıtsız şartsız İtilaf Devletleri’ne teslim olmuş ve fiilen sona ermiştir. Bu durumda Osmanlı Devleti çökmüş, galip devletlerin hakkında vereceği karara razı olmuş ve Anadolu’nun işgalini kabullenmiştir. İngiltere ise, tek başına ateşkesi imzalayarak Fransa ve İtalya’ya üstünlük sağlamıştır. İşgallerin Başlaması Ø İtilaf Devletleri, Mondros Ateşkesi’nin hemen ardından Birinci Dünya Savaşı sırasında imzalanan gizli antlaşmaları yürürlüğe koymak için işgallere başladılar 13 Kasım 1918’de 60 parçadan oluşan İtilaf Devletleri’nin donanması İstanbul’a geldi. Böylece Osmanlı Devleti’nin başkenti fiilen işgal edildi ve Osmanlı Hükümeti, İtilaf Devletleri’nin denetimine girdi. İtilaf Devletleri bir yandan da Boğazları işgal ederek bu bölgeye yerleştiler. Osmanlı Devleti’ni Paylaşma Tasarıları Ø Birinci Dünya Savaşı’nın devam ettiği yıllarda, Osmanlı Devleti’nin yıkılmak üzere olduğunu gören İtilaf Devletleri, aralarında yaptıkları gizli antlaşmalarla Osmanlı topraklarını paylaştılar. Ø Bir ülkenin dışarıya karşı güçlü olabilmesi, içerisinde güçlü olmasıyla doğru orantılıdır. Bu nedenle Birinci Dünya Savaşı sırasında İtilaf Devletleri arasında yapılan gizli antlaşmaları Rusya’daki Bolşevikler dünya kamuoyuna duyurdular ve iç sorunlarını halletmek için Dünya siyasetinden belli bir süre uzak durdular. Gizli antlaşmaların uygulanması zorlaştı. Ø Rusya’nın savaştan çekilmesinden sonra paylaşım planları değişikliğe uğramış, İtilaf Devletleri Rusya’ya bırakılan yerlerden Boğazları ortak yönetmeyi, Doğu Anadolu’yu parçalayıp buralarda yeni devletler kurmayı ve Ermenilere toprak vermeyi kararlaştırmışlardır. Gizli antlaşmalara en büyük tepki Wilson İlkelerinin yayınlanmasıdır. Ø İngiltere İtalya gibi güçlü bir devlet yerine Yunanistan gibi zayıf bir devletle işbirliği yapmaya başladı. İtalyaya verilmesi gereken yerlerin Yunanistana verilmesi, Fransaya verilmesi gereken Bazı önemli yerlerede İngilterenin sahip çıkması üzerine İtalya ve Fransa, İngiltereden uzaklaştı. İtilaf grubunda parçalanmalar başladı. NOT Çanakkale savaşında İtilaf Devletleri İngiltere, Fransa, İtalya ile, Kurtuluş Mücadelesinde İngiliz ve Yunanlılarla savaştık. İzmir’in İşgali ve Sonuçları Yunanlılar İtilaf Devletleri’nin koruyuculuğu altında 15 Mayıs 1919’dan itibaren İzmir’i işgale başlamıştır. Rumların çılgın tezahüratları arasında İzmir’e giren Yunan kuvvetlerine ilk kurşunu atan gazeteci Hasan Tahsin, Batı cephesinde ilk Türk direnişini başlatmıştır. Yunanlılar İzmir’e girdikten sonra birçok insanı öldürmüşler, subay ve sivil memurları tutuklamışlar ve halka kötü muamele yapmışlardır. İzmir’in İşgalinin Sonuçları a. Yunanlılara karşı silahlı direniş başlamış, Redd-i İlhak Cemiyeti’nin çalışmalarıyla Kuvay-ı Milliye birlikleri kurulmuştur. b. İzmir’e asker çıkaran Yunanlılar bölgede işgallere ve katliamlara başlamışlardır. c. Yerli Rumların taşkınlıkları artmış ve şehir Rumlar tarafından yağmalanmıştır. d. Anadolu’nun değişik yerlerinde İzmir’in işgalini protesto için mitingler yapılmıştır. e. İzmir’in işgal edilmesi tehlikenin ne kadar büyük ve yakın olduğunu ortaya koymuş ve Kurtuluş Savaşı’nın başlamasını hızlandırmıştır. Milli Cemiyetler Trakya Paşaeli Cemiyeti 2 Aralık 1918’de Edirne’de kurulmuştur. Amacı mütarekeden sonra azınlıkların taşkınlıkları ve işgaller karşısında Trakya’da yaşayan Türklerin haklarını koruyup, direnişi sağlamak ve gerekirse silahla karşı koymaktı. İzmir Müdafaa-i Hukuk-u Osmaniye Cemiyeti 2 Aralık 1918’de kurulmuştur. Cemiyet İzmir’in Yunanlılara verilmesini engellemeye, İzmir’in Türklüğü hakkında propaganda yoluyla dünya kamuoyunu inandırmaya ve haklarını korumaya çalışmıştır. İzmir Redd-i İlhak Cemiyeti İzmir’de kurulan bu cemiyetin ilk adı “Müdafaa-i Vatan Heyeti” dir. İzmir’in işgalinden bir gün önce Redd-i İlhak Cemiyeti adını almıştır. Cemiyetin amacı; İzmir’in haksız olarak Yunanistan tarafından işgalini önlemek, İzmir ve çevresinin Türklere ait olduğunu dünyaya duyurmaktı. İzmir’in işgalinden sonra silahlı direnişe geçen Redd-i İlhak Cemiyeti’nin çalışmalarıyla Kuvay-ı Milliye birlikleri kuruldu. Ayrıca cemiyet Balıkesir ve Alaşehir Kongrelerinin toplanmasında etkili olmuştur. Şark Vilayetleri Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Cemiyet ilk önce Doğu illerindeki Müslüman halkın haklarını korumak amacıyla İstanbul’da kuruldu. 10 Mart 1919’da “Erzurum Müdafaa-i Hukuk” şubesi açıldı. Erzurum Müdafaa-i Hukuk şubesi, Doğu Anadolu’nun Ermenistan’a verilmesini engellemek amacıyla hızla örgütlenmeye ve çevre illerle ilişki kurmaya başladı. Ayrıca cemiyet Ermenilerle mücadele etmek, Doğu illerinde Türklerin Ermenilere sayıca üstün olduğu kadar tarih, kültür ve uygarlık yönüyle de üstün olduğunu kanıtlamak için Fransızca Le Pays, Türkçe Hâdi­sât ve Albayrak gazetelerini çıkarmış, bu bölgeden göç edilmemesi, bilim, iktisat ve din alanlarında teşkilatların kurulması, bölgenin saldırılara karşı korunması, bölgenin haklarının savunulması gibi kararlar almıştır. Trabzon Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti Trabzon ve yöresine yönelik Rum Pontus Devleti’nin kurulmasını engellemek ve Ermeni iddialarına karşı bölge halkının haklarını savunmak amacıyla Trabzon’da kuruldu. Kilikyalılar Cemiyeti Fransız ve Ermenilerin Adana ve çevresindeki emellerine ve işgallerine karşı 21 Aralık 1918’de Ali Fuat Paşa’nın girişimleriyle İstanbul’da kuruldu. Cemiyet, Adana’nın Fransız işgaline karşı savunulmasında et­kili olmuştur. Milli Kongre Cemiyeti II. Meşrutiyet döneminde Türkçülük fikrini ve Türk milliyetçiliği hareketini Milli Eğitim vasıtalarıyla yaymak amacıyla kurulan “Milli Talim ve Terbiye Cemiyeti” üyeleri tarafından 29 Kasım 1918’de İstanbul’da kuruldu. Partiler üstü bir cemiyet olarak kurulan Milli Kongre Cemiyeti’nin amacı; Türkler hakkında dünyada yapılmış ve yapılmakta olan propagandalara yayın yoluyla karşı koymak ve Türk milletinin haklarını, tarihi vazifelerini, medeni vasıflarını belirtmekti. 1919 yılında Milli Kongre Türkler hakkında tanınmış yazarların sözlerini, dünya kamuoyunda Türklerin durumu ve Ermenilerin Müslümanlara yaptıkları zulümler hakkında vesikalar ve Fransızca eserler yayımlayarak etkili olmuştur. Sivas Kongresi’ne kadar birbirinden kopuk ve bağımsız hareket eden Milli Cemiyetler, Sivas Kogresi’nde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adıyla tek çatı altında birleştirilmişlerdir. MONDROS ATEŞKESİ VE SONRASINDAKİ GELİŞMELER Mondros Ateşkes Anlaşması Çanakkale ve İstanbul Boğazları açılacak, Karadeniz’e serbestçe girişin sağlanması yanında, buralardaki istihkamlar müttefikler tarafından işgal edilecektir. Osmanlı Devleti’nin siyasi varlığı ve İstanbul tehdit altına girmiştir. Anadolu ve Rumeli topraklarının bağlantısı kesilerek Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğü bozulmuştur. Sınırların korunması ve iç güvenliğin sağlanması için gerekli görülecek askerlerin fazlası terhis edilecektir. Askeri kuvvetin sayısı Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında yapılacak görüşmelerden sonra kararlaştırılacaktır. Osmanlı Devleti, askeri yönden savunmasız bir duruma getirilmiştir. Bu durum İtilaf Devletleri’nin işgallerini kolaylaştırmış ve Türk halkının silahlanarak direnişe geçmesine neden olmuştur. İtilaf Devletleri güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çıktığında herhangi stratejik bir noktayı işgal edebilecektir. Ateşkesin en tehlikeli maddesidir. İtilaf Devletleri’nin istedikleri takdirde bütün Anadolu topraklarını ve stratejik noktaları işgal edebileceklerini göstermektedir. İtilaf Devletleri işgalleri bu maddeye dayanarak yapmışlar ve Wilson İlkelerine de ters düşmekten kurtulmuşlardır. Hükümet haberleşmeleri dışındaki bütün haberleşme istasyonları telsiz, telgraf ve kablo İtilaf Devletleri’nin denetimine verilecektir. Bu maddeyle; İtilaf Devletleri bütün haberleşme hatlarını ele geçirerek kendilerine karşı yapılabilecek organize hareketleri zamanında öğrenmeyi ve direnişleri bastırmayı amaçlamışlardır. Ayrıca, bütün istasyonların İtilaf Devletleri’ne bırakılması Anadolu topraklarının bütünüyle işgal edilebileceğinin belirtisidir. İtilaf Devletleri haberleşme araçlarını ellerinde bulundurarak işgaller karşısında tepkilerin genişlemesini önlemek istemişlerdir. İtilaf Devletleri bütün liman ve tersanelerden faydalanabileceklerdir. Toros tünelleri, demiryolları ve deniz işletmeleri İtilaf Devletleri’ne bırakılacaktır. Denizciliğe, askerliğe ve ticarete ait maddelerin ve malzemelerin tahribi önlenecektir. 5. 6. ve 7. maddelerle İtilaf Devletleri, ağır ekonomik yükümlülükler koyarak Osmanlı Devleti’nin ekonomik bağımsızlığını elinden almıştır. Böylece, ayakta duramayacak olan Osmanlı Devleti’ni kendilerine bağımlı hale getirmeye çalışmışlardır. Vilâyat-ı Sitte’de Erzurum, Van, Diyarbakır, Elazığ, Sivas, Bitlis herhangi bir karışıklık çıktığında İtilaf Devletleri bu illeri işgal edebileceklerdir Ateşkesin 24. maddesi. 24. maddenin İngilizce metninde altı vilayet “Six Armenian Vilayets” altı Ermeni vilayeti olarak geçmektedir. Bundan hareketle bu şehirlerin Ermenilere verileceği ve bölgede Ermeni Devleti’nin kurdurulacağı sezilmektedir. Ermeniler korunarak ileride kurulması planlanan Ermeni Devleti’ne ortam hazırlanmaya çalışılmıştır. Osmanlı Devleti, Mondros Ateşkesi’ni imzalayarak kayıtsız şartsız İtilaf Devletleri’ne teslim olmuş ve fiilen sona ermiştir. Bu durumda Osmanlı Devleti çökmüş, galip devletlerin hakkında vereceği karara razı olmuş ve Anadolu’nun işgalini kabullenmiştir. İngiltere ise, tek başına ateşkesi imzalayarak Fransa ve İtalya’ya üstünlük sağlamıştır. İşgallerin Başlaması İtilaf Devletleri, Mondros Ateşkesi’nin hemen ardından Birinci Dünya Savaşı sırasında imzalanan gizli antlaşmaları yürürlüğe koymak için işgallere başladılar 13 Kasım 1918’de 60 parçadan oluşan İtilaf Devletleri’nin donanması İstanbul’a geldi. Böylece Osmanlı Devleti’nin başkenti fiilen işgal edildi ve Osmanlı Hükümeti, İtilaf Devletleri’nin denetimine girdi. İtilaf Devletleri bir yandan da Boğazları işgal ederek bu bölgeye yerleştiler. Osmanlı Devleti’ni Paylaşma Tasarıları Birinci Dünya Savaşı’nın devam ettiği yıllarda, Osmanlı Devleti’nin yıkılmak üzere olduğunu gören İtilaf Devletleri, aralarında yaptıkları gizli antlaşmalarla Osmanlı topraklarını paylaştılar. Birinci Dünya Savaşı sırasında İtilaf Devletleri arasında yapılan gizli antlaşmaları Rusya’daki Bolşevikler dünya kamuoyuna duyurdular. Bu nedenle gizli antlaşmaların uygulanması zorlaştı. Rusya’nın savaştan çekilmesinden sonra paylaşım planları değişikliğe uğramış, İtilaf Devletleri Rusya’ya bırakılan yerlerden Boğazları ortak yönetmeyi, Doğu Anadolu’yu parçalayıp buralarda yeni devletler kurmayı ve Ermenilere toprak vermeyi kararlaştırmışlardır. Gizli antlaşmalara en büyük tepki Wilson İlkelerinin yayınlanmasıdır. Mondros’tan sonraki işgaller gizli antlaşmaların bir sonucudur. İzmir’in İşgali ve Sonuçları Yunanlılar İtilaf Devletleri’nin koruyuculuğu altında 15 Mayıs 1919’dan itibaren İzmir’i işgale başlamıştır. Rumların çılgın tezahüratları arasında İzmir’e giren Yunan kuvvetlerine ilk kurşunu atan gazeteci Hasan Tahsin, Batı cephesinde ilk Türk direnişini başlatmıştır. Yunanlılar İzmir’e girdikten sonra birçok insanı öldürmüşler, subay ve sivil memurları tutuklamışlar ve halka kötü muamele yapmışlardır. İzmir’in İşgalinin Sonuçları Yunanlılara karşı silahlı direniş başlamış, Redd-i İlhak Cemiyeti’nin çalışmalarıyla Kuvay-ı Milliye birlikleri kurulmuştur. İzmir’e asker çıkaran Yunanlılar bölgede işgallere ve katliamlara başlamışlardır. Yerli Rumların taşkınlıkları artmış ve şehir Rumlar tarafından yağmalanmıştır. Anadolu’nun değişik yerlerinde İzmir’in işgalini protesto için mitingler yapılmıştır. İzmir’in işgal edilmesi tehlikenin ne kadar büyük ve yakın olduğunu ortaya koymuş ve Kurtuluş Savaşı’nın başlamasını hızlandırmıştır. Milli Cemiyetler Trakya Paşaeli Cemiyeti 2 Aralık 1918’de Edirne’de kurulmuştur. Amacı mütarekeden sonra azınlıkların taşkınlıkları ve işgaller karşısında Trakya’da yaşayan Türklerin haklarını koruyup, direnişi sağlamak ve gerekirse silahla karşı koymaktı. İzmir Müdafaa-i Hukuk-u Osmaniye Cemiyeti 2 Aralık 1918’de kurulmuştur. Cemiyet İzmir’in Yunanlılara verilmesini engellemeye, İzmir’in Türklüğü hakkında propaganda yoluyla dünya kamuoyunu inandırmaya ve haklarını korumaya çalışmıştır. İzmir Redd-i İlhak Cemiyeti İzmir’de kurulan bu cemiyetin ilk adı “Müdafaa-i Vatan Heyeti” dir. İzmir’in işgalinden bir gün önce Redd-i İlhak Cemiyeti adını almıştır. Cemiyetin amacı; İzmir’in haksız olarak Yunanistan tarafından işgalini önlemek, İzmir ve çevresinin Türklere ait olduğunu dünyaya duyurmaktı. İzmir’in işgalinden sonra silahlı direnişe geçen Redd-i İlhak Cemiyeti’nin çalışmalarıyla Kuvay-ı Milliye birlikleri kuruldu. Ayrıca cemiyet Balıkesir ve Alaşehir Kongrelerinin toplanmasında etkili olmuştur. Şark Vilayetleri Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Cemiyet ilk önce Doğu illerindeki Müslüman halkın haklarını korumak amacıyla İstanbul’da kuruldu. 10 Mart 1919’da “Erzurum Müdafaa-i Hukuk” şubesi açıldı. Erzurum Müdafaa-i Hukuk şubesi, Doğu Anadolu’nun Ermenistan’a verilmesini engellemek amacıyla hızla örgütlenmeye ve çevre illerle ilişki kurmaya başladı. Ayrıca cemiyet Ermenilerle mücadele etmek, Doğu illerinde Türklerin Ermenilere sayıca üstün olduğu kadar tarih, kültür ve uygarlık yönüyle de üstün olduğunu kanıtlamak için Fransızca Le Pays, Türkçe Hâdisât ve Albayrak gazetelerini çıkarmış, bu bölgeden göç edilmemesi, bilim, iktisat ve din alanlarında teşkilatların kurulması, bölgenin saldırılara karşı korunması, bölgenin haklarının savunulması gibi kararlar almıştır. Trabzon Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti Trabzon ve yöresine yönelik Rum Pontus Devleti’nin kurulmasını engellemek ve Ermeni iddialarına karşı bölge halkının haklarını savunmak amacıyla Trabzon’da kuruldu. Kilikyalılar Cemiyeti Fransız ve Ermenilerin Adana ve çevresindeki emellerine ve işgallerine karşı 21 Aralık 1918’de Ali Fuat Paşa’nın girişimleriyle İstanbul’da kuruldu. Cemiyet, Adana’nın Fransız işgaline karşı savunulmasında etkili olmuştur. Milli Kongre Cemiyeti II. Meşrutiyet döneminde Türkçülük fikrini ve Türk milliyetçiliği hareketini Milli Eğitim vasıtalarıyla yaymak amacıyla kurulan “Milli Talim ve Terbiye Cemiyeti” üyeleri tarafından 29 Kasım 1918’de İstanbul’da kuruldu. Partiler üstü bir cemiyet olarak kurulan Milli Kongre Cemiyeti’nin amacı; Türkler hakkında dünyada yapılmış ve yapılmakta olan propagandalara yayın yoluyla karşı koymak ve Türk milletinin haklarını, tarihi vazifelerini, medeni vasıflarını belirtmekti. 1919 yılında Milli Kongre Türkler hakkında tanınmış yazarların sözlerini, dünya kamuoyunda Türklerin durumu ve Ermenilerin Müslümanlara yaptıkları zulümler hakkında vesikalar ve Fransızca eserler yayımlayarak etkili olmuştur. Sivas Kongresi’ne kadar birbirinden kopuk ve bağımsız hareket eden Milli Cemiyetler, Sivas Kogresi’nde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adıyla tek çatı altında birleştirilmişlerdir. Osmanlı adına Rauf Orbay, Agamemnon isimli zırhlı gemide imzalamıştır, itilaf devletleri tarafında İngiliz Amiral Calthorpe antlaşmayı imzalamıştır. Ateşkes, Ahmet İzzet Paşa Hükümeti tarafından onaylamıştır. Egemenliği Kısıtlayan Maddeler Boğazların denetimi itilaflara bırakılmıştır, Anadolu – Rumeli toprak bütünlüğü devletleri güvenliği tehlikeli gördüğü yerleri işgal etme hakkına sahiptir 7. MaddeVilâyat-ı Sitte’de karışıklık çıkarsa İtilaflar burayı işgal edebileceklerdir 24. MaddeVilâyat-ı Sitte; Van, Elazığ, Erzurum, Sivas, Bitlis, Diyarbakır, maddeyle Doğu Anadolu’da bir Ermeni Devleti kurulması ulaşım ve haberleşme ağı İtilaf devletlerine bırakılacaktır, olası direnişin önüne geçilmiştir. Askeri Hükümler Tüm ordu terhis edilecek ve silahlar teslim edilecektir, iç güvenlik kolluk kuvvetleri ve Ermeni askerler serbest bırakılacaktır, Osmanlı askerleri tutsak ve Kafkasya’da Osmanlı birlikleri madde Enver Paşayı etkisiz hale getirme müttefikleriyle bağlantısını ve gemiler teslim edilecektir. Ekonomik Hükümler Tüm liman ve tersaneler itilaflara ihtiyaç fazlası kömür ve yakıt itilaflara demir yolu ve Toros tünelleri itlaflara bırakılacaktır. Osmanlı Devleti; Mondros antlaşmasıyla Fiilen sona antlaşmasıyla Hukuken sona kaldırılmasıyla Resmen sona ermiştir. İşgaller İlk işgal; İngiltere tarafından Musul’a direniş; Fransız’a karşı Hatay – Dörtyol’da işgal; İtilaf donanması 13 Kasım 1918’de İstanbul’a güçlü direniş; Yunanistan’a karşı İzmir 15 Mayıs 1919’da gerçekleşmiştir İlhak amaçlı saldırmıştır. Türk Milleti; önce Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile Hukuki yollarını denemiştir daha sonra Yunanistan’ın orantısız saldırılarıyla Kuvâ-yi Milliye’yi kurarak işgallere tepki geliştirmişlerdir. İstanbul Hükümeti bu esnada teslimiyetçi bir politika izlemektedir, Hükümetin başına Ahmet İzzet’ten sonra Damat Ferit Paşa Hükümeti gelmiştir. Damat Ferit Paşa Hükümeti, nasihat heyetleri kurmuştur ve halkı işgale karşı çekinik hale getirmeye çalışmışlardır. Mondros Ateşkes Antlaşması - İşgallere Karşı Tepkiler ve Cemiyetler Mondros Ateşkes Antlaşması 30 Ekim 1918 Çanakkale ve İstanbul Boğazları açılacak, buralardaki istihkamlar İtilaf Devletleri tarafından işgal edecek İstanbul ile Anadolu arasındaki bağlantı koparılmıştır. Sınırların korunması ve iç güvenliğin sağlanması dışında tüm askeri birlikler terhis edilecek Osmanlı Devleti'nin direnme gücü ortadan kalkmıştır. Bütün liman ve tersaneler, Toros tünelleri, demir yolları, telgraf istasyonları İtilaf Devletleri'nin denetimine verilecektir İşgaller sırasında Türk halkının karşı koyması engellenmek istenmiştir. Osmanlı savaş gemileri, ağır silahlar ve cephaneler İtilaf Devletleri'nin gözetiminde olacaktır. Anadolu dışında kuvvetler en yakın İtilaf Devleti birliğine teslim olacaktır. İtilaf Devleti ve Ermeni esirler derhal serbest bırakılacak, Türk esirler bırakılmayabilecektir Devletlerin eşitliği kuralına uyulmamıştır. Doğudaki altı vilayette Van, Erzurum, Diyarbakır, Bitlis, Elazığ, Sivas karışıklık çıkarsa oralar da işgal edilecek Bu bölgenin Ermenilere verilmesine zemin hazırlanmıştır. İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehlikeye düşürecek herhangi bir olay olursa istedikleri yerleri işgal edebilecek. İtilaf Devletleri'nin Anadolu topraklarını işgaline gerekçe oluşturulmuştur. Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti fiilen sona ermiştir. Paris Konferansı; İtilaf Devletleri I. Dünya Savaşı'ndan sonra yenilen devletlerle yapacakları barış antlaşmalarının esaslarını belirlemek üzere Paris'te toplandılar. Konferans sonunda; Almanya, Avusturya, Macaristan ve Bulgaristan ile yapılacak barışın esasları belirlendi. İzmir'in Yunanistan'a verilmesi kararlaştırıldı. Manda ve himaye sistemi kabul edildi. Milletler Cemiyeti kuruldu. Osmanlı Devleti ile yapılacak barışı ise aralarındaki bazı anlaşmazlıklardan dolayı sonraya ve Cemiyetler İtilaf Devletleri Mondros'tan hemen sonra ateşkesin yedinci maddesine dayanarak işgallere başladılar. İlk olarak İngilizler Musul'u aldı. 13 Kasım 1918'de İtilaf donanması İstanbul önlerine geldi. Aynı gün Mustafa Kemal de İstanbul'a gelmiş, işgal donanmasını görünce "Geldikleri gibi giderler" demiştir. İşgaller bununla sınırlı kalmadı. Fransızlar; İskenderun, Dörtyol, Antep, Maraş, Urfa ve Adana'yı, İtalyanlar Antalya ve çevresini işgal ettiler. Ancak en çok tepki çeken işgal Yunanlıların işgali oldu. Yunalılar İtilaf Devletleri donanmasının desteğinde 15 Mayıs 1919'da İzmir'i işgal ettiler. Bu olay Türk halkının sert tepkisine yol açtı. Yunanlılar İzmir ve çevresinde işgal ettikleri yerlerde büyük katliamlara giriştiler. Bölgede yaşayan Rumlar da Yunan ordusunu desteklediler. Bunun üzerine bölgedeki Türk halkı Kuvay-ı Milliye birlikleri kurarak silahlı direnişe Karşı Tepkiler ve Cemiyetler Azınlıkların Tutumları Osmanlı topraklarında yaşayan azınlıklardan Rumlar ve Ermeniler Mondros'tan sonra ortaya çıkan durumdan yararlanmak istediler. Bunların temel amacı ya işgalleri kolaylaştırmak ya da bağımsız devlet kurmaktı. Azınlıklar işlerini kolaylaştırmak amacıyla çeşitli cemiyetler kurdular. Bunlar; Mavri Mira Rumlar tarafından Batı Anadolu ve Trakya'yı Yunanistan'a katmak için kuruldu. Pontus Rum Trabzon ve çevresinde Rum devleti kurmak için oluşturuldu. Etnik-i Eterya Bizans İmparatorluğu'nu yeniden canlandırmak için kuruldu. Ermeni Taşnak ve Hınçak Doğu Anadolu'nun Ermenilere verilmesi için çalışmıştır. Ayrıca Çukurova çevresinde bir Ermeni devleti kurmak için Ermeni İntikam Alayı Hükümeti'nin Tutumu İstanbul Hükümeti işgaller karşısında tamamen sessiz kaldı. Onlara göre işgalci güçlere karşı koymak imkansızdı. Osmanlı Devleti'nin devamı, padişah - halifenin varlığı her şeyden önemliydi. Bu nedenle tamamen yok olmaktansa küçük bir toprak parçası üzerinde büyük devletlerden birinin himayesinde de olsa devletin varlığını devam ettirmek önemliydi. İtilaf Devletleri'ne karşı gelmek onların isteklerini daha da artırabilirdi. Bu nedenle onların istekleri derhal yerine getirilmeliydi. İstanbul Hükümeti'nin bu görüşlerini destekleyen bir çok cemiyet kurulmuştur. Bunların başlıcaları; Sulh ve Selameti Osmaniye Cemiyeti, Hilafet ve Saltanat yanlıları Cemiyeti, İngiliz Muhipler sevenler Cemiyeti, Wilson İlkeleri Cemiyeti, Teali İslam Cemiyeti ve Kürt Teali Cemiyeti'dir. Bu cemiyetlerin en önemli özelliği İstanbul Hükümeti ve padişahı desteklemeleri, milli mücadele hareketine karşı olmaları, manda ve himaye fikrini Halkının TutumuTürk halkı başlangıçta haklarını hukuksal yollardan aramaya çalışmıştır. Ancak Ermeni ve Rum işgallerinin başlaması, tepkilerini sertleştirmiştir. Bu amaçla bir taraftan müdafaa-i hukuk cemiyetleri kurulurken bir taraftan da Kuva-yı Milliye birlikleri kurularak silahlı direnişe Cemiyetler Yararlı Cemiyetler Türk halkının haklılığını dünyaya duyurmak, Türklerin çoğunlukta yaşadığı toprakların işgalini hukuki yollardan engellemek için çalışmıştır. Bunların başlıcaları;Doğu Anadolu Müdafaa- i Hukuk CemiyetiTrakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetiİzmir Müdafaa-i Hukuki Osmaniye CemiyetiReddi İlhak CemiyetiTrabzon Muhafaza-i Hukuki Milliye CemiyetiKilikyalılar CemiyetiMilli Kongre Cemiyeti Daha çok basın yayın yolu ile çalışmıştırMilli Cemiyetlerin Ortak Özellikleri Kuruluşlarında vatan, millet ve Türklük duygusu vardır. Bölgesel kurtuluş yolları aramışlardır. Milli Mücadelenin temelini oluşturmuşlardır. İşgallere karşı basın yayın ve hukuki yollardan mücadele etmişlerdir. Halk direnişinin başlamasında ve milli bilincin oluşmasında öncü olmuşlardır. Sivas Kongresi'nde Kemal'in Tutumu Mondros Ateşkesi imzalandığı sırada Suriye'de Yıldırım Orduları Grup Komutanı olan Mustafa Kemal Paşa 13 Kasım 1918'de İstanbul'a geldi. Aynı gün İstanbul'a gelmiş olan İtilaf Devletleri donanmasını gören Mustafa Kemal "Geldikleri gibi giderler" diyerek mücadele edeceğini ifade etmiştir. Mustafa Kemal Paşa İstanbul'da bulunduğu sürece yurdun kurtuluşu için çalışmalar yapmış, ancak burada bir şey yapılamayacağını görmüştür. Mustafa Kemal, Anadolu'daki milli cemiyetlerin birleştirilmesi ve Türk halkının yeterince bilinçlendirilmesi halinde kurtuluşun mümkün olduğuna inanıyordu. Bunun için de Anadolu'ya geçmek istiyordu. Bu sırada 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun'a gitmesi, orada hem ordunun terhis işlemlerini yapması, hem de bölgedeki Türklerle Rumlar arasındaki çatışmaları önlemesi istendi. Mustafa Kemal bu kararı Milli Mücadele hareketi için bir fırsat olarak değerlendirip kabul etti. 19. Mayıs 1919'da Samsun'a çıkarak Milli Mücadele hareketini 3 Mondros Ateşkes Antlaşması İşgallere Karşı Tepkiler ve Cemiyetler Mustafa Kemal'in Tutumu Türk Halkının Tutumu konu özeti çalışma notları özetler ders anlatım eğitim öğretim kaynakları İşgaller ve Cemiyetler AYDIN OSMANLI Tarafsızca gerçekleri, doğruları yazan tüm yazarlara çok teşekkür ederim. Yararlı olabilmek güzeldir. 2019-01-28AYDIN OSMANLI OSMANLI TORUNUNA CEVAP ATATÜRK sana ve atalarına ne kötülük yaptı ki İMALI İMALI yazıyorsun. ATATÜRK aydın, ileri görüşlü, geçmişin hatalarından dersler çıkarmış Osmanlının enkazından manda ve sömürge devleti değil ÖZGÜR BAĞIMSIZ BİR ÜLKE kurulmasına LİDERLİK etmiş bir OSMANLIDIR. Din, dil, ırk vb. ayrımı yapmadı. Sen geçmişteki manda ve sömürge taraftarlarının fitnelerine hapsolmuşun. ATATÜRK'ten sonraki TÜRKİYE'nin durumuna çok DİKKATLİ bak, GÖRMÜYORSUN. ATATÜRK kadar milletini, ülkeni seviyorsan PARÇALAMA, BİRLEŞTİR. ZAMAN BİRLİK BERABERLİK ZAMANIDIR. Etrafımız Osmanlının son zamanları gibi düşmanlarla çevrilmiş durumda, önce IRAK sonra SURİYE sıra kimde? amarika,rusya,yunan,fıransız,ingiliz bunlar dost mu? daha sayayım mı?Bize verdikleri zararı GÖREBİLİYOR MUSUN? TÜRKİYE'nin bir ATATÜRK'e daha İHTİYACI VAR. * Ekonomimizi düzeltecek, milletini refaha kavuşturacak. * Düşmanlarının oyununu bozacak, onları oyunlarında ... * Çiftçisine, işçisine, tüketicisine, üreticisine, sanayisine sahip çıkacak. Patlıcan10,biber 20,domates 8-10 tl. Vb. olmuş ülkem yoksullaşıyor. * Adalet, hukuk, kardeşlik, dostluk, birlik, beraberlik için çalışan. * Milli ekonomi, yerli malı üreten, yabancıya değil ülkesine yatırım yapan olsun. ÖĞRENCİ ARKADAŞLARIM! EĞİTİM ŞART!SAĞLIKLI OLMAK ŞART!İYİ NİYETLİ ve BİLİNÇLİOLMAK ŞART! EĞRİYİ,DOĞRUYU OYUNLARA RAĞMEN BİLMEK İÇİN ANALİZ YAPMAK ŞART! TÜRKİYE'nin geleceği yeni yetişecek ATATÜRK'lerin elinde olacak. Hepinize başarılar diliyorum, geleceğin ATATÜRK'leri! 2019-01-28Bura İşgallere karşı Türk halkı nokta nokta adı verilen birlikleri konuştu Bunun cevabı ne olabilir 2017-12-13ATATÜRKÇÜLÜK ,SİZ GELSİN! OSMANLI TORUNUNA CEVAP YAZAN ARKADAŞ SEN ŞU AN ÖZGÜRCE YAŞIYORSAN PAŞALARINA DEĞİL ATATÜRKÜNE ULU ÖNDER ATATÜRKE ! BOYUN EĞ SEN TÜRK GENCİ ATATÜRK OLMASAYDI ŞÖYLE OLURDU BÖYLE OLURDU DEME SENİ KURTARMIŞ SANA YAŞAYABİLECEK TOPRAK NASİP ETMİŞ ULU ÖNDERİMİZİ KÜÇÜMSEME ! 2016-11-11OSMANLI TORUNUNA CEVAP o kadar paşa vardı ama eğer ülkeyi onlar kurtarsaydı onlar ismi çıkardı cicim 2016-10-16feride taşkın çok uzun öözet istiyorum çokgüzel olmuştur. feride arkadaşımıza çok teşekürler tavdsiye ederim sizleri bu konuda ödevimden 1000 performas aldım. için tavsiye ederim iyiki varsınız bu güzel dünyada aynı ortam ı maylaşıyoruz 2015-11-28ece aydın çokgüzel bir praraf olarak yazılmış feride arkadaşımı çok tebrikler 2015-11-28 OSMANLI TORUNU BİZİM TARİHİMİZİ YABANCILAR YAZMISTIR VE II. ABDÜLHAMİT HANI ÖVECEK DEĞİLLER YA SESİZ KALMIŞ YOK ŞÖYLE BÖYLE ATATÜRK KİMİN EMRİYLE GİTTİ SAMSUNA ELİNDE PADİŞAH FERMANI OLMASA LİM TAKICAKTI ATATÜRKÜ YOK SESSİZ KALMIŞ FALAN FİLAN HEPSİ UYDURMACA ... 2023Ü BEKLEYİN ARŞİVLER AÇILACAK ATATÜRKÜN NE OLDUGU ORTAYA ÇIKICAK YOKSA Bİ ADAM NEDEN ?? BURAYA DİKKAT NEDEN KANUNLANLA KORUNMAK İSTESİN ONUN CUMHURBASKANI OLDUGU MECLİSTE ERMENİSİNDEN TUT HER IRKTAN ADAM WARDI YOKSA ATATÜRKEMİ KALDI OSMANLININ O KADAR PAŞASI WAR TARİHİ YANLIŞ ÖĞRENEN BİR NESİL YETİŞİYOR ADAM 100 YIL ARŞİVLERİ AÇILMADI ÇÜNKÜ 100 YIL İÇİNDE ATATÜRKTE ATATÜRK DEBNİLMİŞ BİR MİLLET 100 YIL SONRA İNANMAZDIKİ ATATÜRKÜN NE OLDUGUNA 2015-11-22 Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra meydana gelen gelişmeler nelerdir? Misafir Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra meydana gelen gelişmeler nelerdir?Cevap Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra meydana gelen gelişmeler nelerdir? Rüya Gözlü Mondros ateşkes anlaşmasından sonra meydana gelen gelişmeler nelerdir? Mondros Ateşkes Antlaşması ve Sonrası Mondros Ateşkes Antlaşması 30 Ekim 1918 Osmanlı Devleti’nin I. Dünya savaşı sonunda İtilaf Devletleriyle imzaladığı ateşkes Limni Adasının Mondros Limanında Osmanlı Devleti adına Bahriye Nazırı Rauf Bey ile İtilaf Devletleri adına Amiral Calthorpe tarafından imzalanmıştır. 1. Dünya savaşı deman ederken İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya Osmanlı Devleti’nin topraklarını kendi aralarında paylaşmışlardı. Anlaşmanın maddeleri Osmanlı Devleti için çok ağır şartlar içermektedir. Mondros Ateşkes Antlaşması’nın maddeleri – Boğazlar açılacak ve geçiş güvenliği için Çanakkale ve İstanbul boğazlarındaki istihkâmlar itilâf devletleri tarafından işgal edilecek. – Osmanlı ordusu hemen terhis edilecek ve bunların silâh, cephane ve teçhizat, araç-gereç itilâf kuvvetlerine teslim edilecek. Amaç İtilaf Devletleri işgallere karşı Osmanlı Devleti’ni savunmasız bırakmak istemiştir. – Osmanlı Devleti’ nin bütün liman ve tersaneleri itilâf devletleri gemilerinin faydalanmasına açık bulundurulacak. Amaç İşgallere karşı Osmanlı Devleti’nin savunmasız bırakmak. – Toros tünelleri itilâf devletlerince işgal edilecekti. – Tüm haberleşme, ulaşım araç ve gereçleri itilâf devletlerince denetlenecek. Amaç Türk halkının haberleşmesini engellemek. İşgalleri kolaylaştırmak. – İtilâf devletleri güvenliklerini tehlikede gördükleri herhangi bir stratejik bölgeyi asker çıkarmak suretiyle işgal edebilecek.7. madde Amaç İtilaf Devletleri yapacakları işgallere zemin hazırlamışlardır. Erzurum, Sivas, Diyarbakır, Elazığ, Van, Bitlis’te Vilayet-i Sitte herhangi bir karışıklık çıkacak olursa, İtilâf devletleri bu bölgede önemli gördükleri yerleri işgal edebilecek.24. madde Amaç Doğu Anadolu’da Ermeni Devleri kurmak. – Suriye, Irak, Hicaz, Yemen, Trablus ve Bingazideki Türk kuvvetleri en yakin itilâf kumandanına teslim olacak. Anlaşmanın 7. maddesi ile Osmanlı Devleti’nin işgaline zemin madde ile Doğu Anadolu Bölgesi’nde Ermeni Devleri kurmak amaçlanmıştır. Mondros’tan sonra yapılan işgaller şunlardır; İngilizler Musul, Urfa, Antep ve Maraş Fransa Adana ve çevresi İtalya Antalya ve Konya 13 Kasım 1918′de İstanbul İtilaf Devletleri tarafından denetim altına alınmıştır. Paris Barş Konferansı 18 Ocak 1919 İtilaf Devletleri yenilen devletlerle yapacakları barış görüşmeleri için Paris’te bir konferans topladı. Konferans’a Yunanlılar da katıldı. Sahte belgeler ileri sürerek Ege Bölgesi’nde hak iddia eden Yunanlılar İngilizler tarafından Batı Anadolu’yu savaş sırasında yapılan gizli görüşmelerle İtalya’ya vermesine rağmen kendi sömürgeleri tehlikeye girebilir düşüncesiyle daha zayıf olan ve kolayca kontrol altında tutabileceği Yunanistan’ı desteklemiş ve Batı Anadolu’nun Yunansitan’a verilmesini sağlamıştır. İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edilmesine karar devletlerle imzalanacak barış anlaşmaları hazırlandı. Paris Barış Konferansında yenilen devlerle şu anlaşmalar imzalandı Almanya ile Versay Antlaşması 28 Haziran 1920 Avusturya ile Saint Germain Antlaşması 10 Eylül 1919 Macaristan ile Triyanon Antlaşması 4 Haziran 1920 Bulgaristan ile Nöyyi Antlaşması 27 Kasım 1919 Osmanlı Devletiyle yapılacak olan barış anlaşması konusunda anlaşmaya varılamadı. Osmanlı Devletiyle 10 Ağustos 1920 tarihinde barış anlaşması Sevr Barış Anlaşması imzalanmıştır. İzmir’in İşgali 15 Mayıs 1919 Paris Barış Konferansı’nda Batı Anadolu’nun Yunanlılara verilmeis kararlaştırılmıştı. İngilizlerin dersteğini alan Yunanlılar 15 Mayıs sabahı İzmir’e asker karşı Türk halkı tepki gösterdi. Yunan işgaline karşı ilk kurşunu Hukuk-i Beşer gazetesi yazarı Hasan Tahsin İzmir’in işgalinde çok sayıda Türk’ü şehit ettiler. İzmir’in işgali, Türk halkında milli bilincin uyanmasını sağlamıştır.

mondros ateşkes anlaşmasından sonra yapılan işgalleri gösteren harita